top of page

EĞİTİM SİSTEMİ ELEŞTİRİSİNDE KLASİKLEŞMİŞ BİR FİLM; ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ



Y'ol Psikoloji ailesinden herkese merhabalar! Bugün size eğitim sistemi eleştirisi dendiğinde akla ilk gelen klasikleşmiş bir filmi anlatmak istiyorum, filmimiz ölü ozanlar derneği... Ölü Ozanlar Derneği filmini muhakkak duymuşuzdur ve belki de izleme imkanımız olmuştur. Peki Ölü Ozanlar Derneği tam olarak ne anlatıyor? ya da ne anlatmak istiyor? neden bu kadar çok kişi tarafından izleniyor? işte bu yazımızda size bunlardan bahsedeceğim. Olarak filmin konusunu kısaca yazmak istiyorum.


FİLM KONUSU;

Ölü Ozanlar Derneği adlı filmde geleneksel değer yargılarına ve prensiplerine bağlı olarak eğitim veren Welton Akademisi’nin öğrencileri, hayatlarını hep esaret altında, başkalarının kurallarına göre yaşamışlardır. Kendilerini keşfedip arzularına göre yaşamaları için daha önce olanak tanınmamıştır. Ta ki Bay Keating hayatlarına dokunana kadar… Bay Keating’in yönlendirmesiyle içlerindeki ışığı ortaya çıkarmak için uğraşırlar. Filmde “carpe diem “ kavramı çerçevesinde kişinin kendini keşfedip, hayatını olağan dışı kılarak anı değerlendirmesi gerektiğinden söz edilmiştir. Bize asıl verilmek istenen mesaj ise insan özgürce kararlar vererek, anı yaşayarak ve içinden geldiği gibi davranarak yaşamayı bilmelidir.



Film yorumuna gelecek olursak...Bir ‘’eğitim sistemi eleştirisi’’ olarak ‘’izlenmesi’’ kabul gören ‘’Ölü Ozanlar Derneği’’ bir okulun ‘’gelenekselleşmiş’’ eğitim yılı açılışı töreniyle başlayan film, daha ilk repliklerinde statükonun, baskının, değişmezliğin ‘’temel direklerini’’ çakıyor bilincimize.

‘’Gelenek, Disiplin, Onur, Mükemmellik’’

Sadece Velton Academy’in değil bütün/’’bireyi toplumun yıkılmaz kalesinin bir çivisi/tuğlası’’ gören anlayışların temelidir bu ‘’direkler’’.

Film sadece eğitim sistemine bir eleştiri getirmiyor. Militarist yaklaşımlarıyla evden başlayan ‘’babalık’’ sistemine; birey olamamış, otoriteye teslim olmanın mutluluğunu yaşayan kadınlar vasıtasıyla aileye, sınıfsal kısıtlamayı maddi olarak hisseden öğrenciler vasıtasıyla topluma da eleştirel yaklaşıyor. Özgür olamamış ama yakalarındaki başarı rozetleriyle en üst sınıfa kadar gelmiş öğrenciler aslında ters bir bakış açısıyla kurulu düzenin parlak birer temsilcisidirler.Bütün bu düzen, okula yeni gelen edebiyat öğretmeni Bay Keating ile yerini görece bir kaosa bırakır. İlk dersteli uygulamalarına öğrencilerin verdikleri tepkiler, filmin ve yaşanacakların da bir öngörüsü olmuştur. Alışılmış yöntemlerin dışında bir ders işleyen Bay Keating; diğer öğretmenlerin, idarecilerin ve velilerin de tepkisini çeker. Özellikle başarıyı sadece diploma, iyi bir üniversite ve iyi bir meslekte kariyer yapmak olarak gören ‘’baba’’ figürü ve onu kayıtsız destekleyen anne figürü toplumsal baskının görünen yüzüdür. Her şeye farklı bir açıdan bakmanın mümkün olduğunu gösteren öğretmen ise sadece kafaları karıştırmakla kalmamış, özgürlüğün ancak bedel ödenerek kazanılabilecek bir şey olduğu gerçeğini de kazımıştır gençlerin fikirlerine. Bir nedenle de derece derece artan bir acı eşiği, sonunda katlanılmaz bir yüksekliğe ulaşmıştır. Akran zorbalığından, okul otoritesinin zulmüne intihara kadar... Son sahne muhteşemdir. Sınıfta ders işleyen müdürün önünde, eşyalarını alıp çıkan Keating, öğrencileri tarafından sıraların üstüne çıkılarak uğurlanır.Statüko ve otorite kaos istemez görünür, ama baskı düzenlerinin sürdürülebilmesi için karışıklıktan beslenir. Neil’in ölümü onlar için bulunmaz bir fırsat olmuştur. Filmi eğer izlemediyseniz ve yazının bu kısmına kadar geldiyseniz izleyeceksinizdir muhakkak fakat eğer izlemeyi düşünmüyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz bizden söylemesi :) Sizi filmden harika birkaç replikle başbaşa bırakıyor ve iyi seyirler diliyoruz...


  • Millet, kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur.

  • Thereau demiştir ki; "Çoğu insan hayatını büyük bir çaresizlik içerisinde geçirir." Siz böyle olmayın! Bırakın bunu!




  • Dikkat edilmesi gereken ve cesaretli olunması gereken zaman vardır. Ve mantıklı bir kişi hangisi olduğunu bilir.

  • İnsanlar sadece hayalleri peşinde özgür olur. Her zaman böyleydi, her zaman böyle olacak.

  • Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben hep daha az kullanılanı seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.

  • Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.


  • Hayatın iliğini emmek, kemiği boğazına kaçırmak değildir. Akıllı insan ne zaman duracağını, ne zaman adım atacağını bilmelidir.


  • Carpe Diem'i dinleyin. O size yol gösterecektir.


17 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page