top of page

HERKESİN MUTLU OLDUĞU BİR DÜNYA NASIL OLURDU SORUSUNUN CEVABINI BULACAĞINIZ BİR KİTAP; MUTLULUK

“Ödüllü yazar Will Ferguson, kara mizahla örülü romanında modern hayatın karanlık ve aydınlık yanlarını bir potada eritiyor. Tüketim toplumunu sert bir şekilde eleştirirken yayıncılık sektörünü de iğneliyor ve kitapların mutlulukla olan ilişkisini düşündürüyor.”


Mutluluk kitabının ana kahramanı Edwin Vincent de Valu kitap editörüdür. Kitapta gerçekte kişisel gelişim kitapları işe yarasaydı ne olurdu? Sorusuna bir cevap niteliğinde oluşturulan bir ütopyayı bizlere gösteriyor. Bir gün Edwin’in çalıştığı yayın evi olan Panderic’e bir kişisel gelişim kitabı gönderilir. Kitabın adı Dağda Öğrendiklerim’dir.  Kitabın yazımı çok başarılı olmasa da kitabı yazan Tupak Soiree hiçbir düzeltilme yapılmadan yazılmasını söylemesi üzerine olduğu gibi yayınlanır. Yayınlanmasının ardından kitap çok büyük bir etki oluşturur ve çok fazla okunmaya başlar. Kitabı okuyanlarda yüzde yüz memnuniyet  oluşmaktaydı. Bu durum Edwin’ i çok huzursuz etmişti. Herkesin bu kadar mutlu olması her şeyden memnun olmalarına bu normal değil diyordu. Etrafındaki insanlar Edwin’in söylediklerine karşılık insanlar mutlu oluyor bunda nasıl bir kötülük olabilir diyorlardı. Edwin ise  her şeyin çökmek üzere olduğundan bahsediyordu. ‘tüm ekonomimiz insanların zayıflıkları, kötü alışkanlıkları ve güvensizlikleri üzerine kurulu. Moda. Hazır yemekler. Spor arabalar. Teknolojik aletler. Seks oyuncakları. Diyet merkezleri. Erkekler için saç ekme klinikleri. Sevgili bulma ilanları. Tarikatlar. Profesyonel spor kulüpleri.; insanlar için kurulmuş büyük bir düzen! Kuaförler. Erkeklerin orta yaş krizi. Alışveriş cümbüşü. İnsanların yaşam tarzlarının çoğunu bunlar oluşturur. Yani insanlar hayatları boyunca tatminsizliklerini gidermeye uğraşır. Bu kitap sayesinde herkesin her şeyden memnuniyeti mutlu olmaları tüm bu sektörlerin çöküşü olur. Çünkü insanlar her şeyden memnun olduklarında bunlara ihtiyaç duymaz ve sektörlerde batar. Edwin’de bütün bunlar sert alaycı bir şekilde eleştirir.

 

Bu kitaptan çıkarımım insanlık için mutluluk da yaşanması gereken bir duygudur ama mutluluğun anlamı hüzün varken daha anlamlıdır. Değeri o zaman daha çok anlaşılır. Ayrıca bu kitabı okuyan herkes aynı düşünce ve davranışları benimsiyor burada aslında farklılıkların, farklı fikirlerin hatta çatışmaların toplumda olmaması bir eksiklik monotonluk olduğunu gösteriyor. Yani günlük hayatta zaman zaman her ne kadar bazı farklı görüşlere çokta tahammülümüz olmuyorsa da aslında onların ne kadar gerekli ve hayati olduğunu bu farklı görüşlerin aslında başka bakış açılarını da ortaya çıkardığını söylemeye çalışıyor yazar bizlere. İnsanların mutlulukla ilgili beklentilerini anlatan kişisel gelişim kitaplarına baktığımda orda mutlulukla ilgili yazılanların ve insanların mutluluktan ne beklediklerini tekrar düşünmeme sebep oldu kitap. Çünkü kişisel gelişim kitaplarında genel olarak her şeyden tatmin olma gibi şeyler yazar insanlarda mutluluğu ararken hayatlarında her şeyin yolunda gitmesini, mutsuzluğun hayatlarında hiç var olmamasını diler. Yani mutluluğa bu bakış açısıyla bakmak değil de mutluluğu biçimlendiren şeyin aslında üzüntü olduğunu görmektir ve insanların mutluluk beklentileridir. Bunların peşinde koşmasıdır. Ama kitapta insanlar artık mutluluk için sarf ettikleri mücadeleyi bıraktıklarını görürüz. İşte bu noktada aslında mutluluk için hayatta verdiğimiz mücadelenin ne kadar önemli olduğunu görürüz. İnsanların hayatta bir motivasyonu olmalıdır. Üzüntüleri, sıkıntıları olduğunda onlarla mücadele ettikten sonra yakaladıkları mutluluğun gerçek mutluluk olduğunu görürüz. İşte bunlar olmasaydı ne kadar korkunç olurdu bunu göstermiş oluyor kitapta bize. Bu kitap bana hayatta yaşadığım üzüntülerin aslında var olması gerektiğini onların önemini gösterdi. Buda onlarla daha iyi baş etme konusunda katkı sağladı.

 

Sizde insanlar mutlu oluyor. Bunda ne kötülük var ki? Diyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

 

" Bizi insan yapan şey bu; mutluluk değil, içimizdeki hüzün.  "

 

6 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page