top of page

Seçici Konuşmazlık

Güncelleme tarihi: 16 saat önce


 


Seçici konuşmazlık çoğunlukla çocukluk çağında ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Seçici konuşmazlık yaşayan bir çocuk bazı özel durumlarda konuşmazken, diğer durumlarda normal bir şekilde konuşabilir. Seçici konuşmazlık çok nadir bir durumken, genellikle kız çocuklarında ve göç eden çocuklarda daha fazla gözlemlenir. Çocuklarda 5 yaşından önce başlasa bile çocukların okula başlamaları ile fark edilir. Örneğin, çocuk, okulda ya da sınıfta arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle konuşmazken, ebeveynleriyle, kardeşleriyle ya da kendini rahat hissettiği kişilerle ev ortamında konuşabilir. Böylece çocuklar belli durumlarda ya da belli insanlarla bilerek konuşmamayı tercih ederler.

 

Seçici konuşmazlık bozukluğuna sahip olan çocuklar;

· Gergin,

· Sosyal açıdan zorlanan

· Kaba

· Somurtkan

· İlgiye muhtaç

· Utangaç

· İnatçı ve

· Agresif olup çoğu zaman göz kontağı kurmaktan kaçınırlar. Özgüveni daha yüksek çocuklar ise iletişim kurmak için jest ve mimiklerini kullanabilirler.

 

Peki, Çocuklar Neden Bazı Durumlarda Konuşmamayı Tercih Eder?


Seçici konuşmazlık farklı bileşenlerden oluşan bir psikolojik bozukluktur ve özellikle anksiyete ve kaygı bozukluğuyla ilişkilendirilir. Çocuklar bunaltıcı ve kalabalık ortamlarda kendilerini kapatıp konuşmamayı tercih ederler. Çoğu çocuk için ailesinden uzaklaşmak veya konuşma ve duyma problemine sahip olmak belli ortamlarda konuşmayı zorlaştırır. Okul döneminde daha çok ortaya çıkması bu yüzdendir. Tabi, her konuşmazlığı seçici konuşmazlık olarak nitelemeyiz. Bu durumun en az 1 ay boyunca sürmesi, çocuğun eğitim başarısının ve sosyal hayatının bu yüzden etkilenmesi gerekir. Çocuklar tanıdığı kişiyle bulunduğu bir ortamda konuşkan olurken başka bir ortamda konuşmamayı tercih edebilir. Özellikle, çocuklardan konuşulması beklenen ortamlar (okul, müzik dersi vb.) kaygıyı arttıracağı için çocuklar istenilen performansı göstermeyebilir.

 

Seçici Konuşmazlık Nasıl Aşılır?


Uzmanlar, seçici konuşmazlığı aşmak için özellikle Bilişsel Davranışçı Terapiden destek alır. Bu stratejiler çocuğun anksiyetesini azaltıp, çeşitli ortamlarda sözlü iletişim kullanımını desteklemektir. Bu stratejilerden bazıları;


  • Kademeli Maruz Bırakma:

Çocuğun kendini konuşurken rahat hissettiği ortamlarda daha çok yer alması sağlanır. Bu konuşma hali çocuğun daha çok zorlandığı ortamlara (okul vs.) taşınır.


  • Pozitif Pekiştirme:

Öğretmen çocuğun küçük bir konuşma girişimini bile övgüyle karşılayabilir veya konuşma sonrası çıkartma gibi küçük pekiştiricilerle ödüllendirebilir.


  • Rol Yapma ve Modelleme:

Terapist, çocuğa konuşma durumlarında nasıl davranması gerektiğini gösterir. Bu ortamlarda çocuk, terapist veya ebeveynle birlikte belli durumları canlandırarak ve rol yaparak pratik yapar.


  • Bilişsel Yeniden Yapılandırma:

Çocuğun konuşma ile ilgili olumsuz düşüncelerini ve korkularını tanımlayıp bunları daha olumlu ve gerçekçi düşüncelerle değiştirmesi sağlanır.


Doğru tedaviyle çoğu çocuk seçici konuşmazlığı aşabilir. Ancak, seçici konuşmazlık tedavi edilmezse çocuklar özgüveni eksik sosyal açıdan anksiyete yaşayan ve izole bireylere dönüşebilir. Öncelikle, okuldaki psikolojik danışmanlar, öğretmenler ve veliler işbirliği içinde olmalıdır. Daha sonra, mutlaka psikiyatr, psikolog ve dil-konuşma terapisti gibi uzmanlardan yardım alınmalıdır. Uzmanlar, çocukta bu kaygıya ve anksiyeteye sebep olan nedenleri ve çocuğun karakterini değerlendirerek en uygun desteği verecektir.


 

Kaynakça:

Muris, P. & Ollendick, T. H., (2021). Current challenges in the diagnosis and management of selective mutism in children, Psychology Research and Behavior Management, 159-167, DOI: 10.2147/PRBM.S274538

Bergman, R. L., Piacentini, J., & Mccracken, J. T., (2002). Prevalence and description of selective mutism in a school-based sample. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 41(8), 938–946. https://doi.org/10.1097/00004583-200208000-00012

10 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

留言


bottom of page