top of page

TOPLUMSAL ADALETSİZLİĞE ÖYKÜSEL BİR ELEŞTİRİ: ZAMAN MAKİNESİ

Güncelleme tarihi: 22 Haz


 



 

Herkese selam! Bugün sizlere yakın zaman içerisinde okumuş ve çok beğenmiş olduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Aslında, yaşı küçük bir ortaokul öğrencisiyken televizyonda “Zaman Tüneli” isimli bir film izlemiştim ve teması gereği filmin konusu oldukça ilgimi çekmişti. Zamanda yolculuk ve evrimleşmiş yeni insanlar mı? Bayılırım. Seneler sonra bu filmin bir kitaptan uyarlama olduğunu öğrendim ve böylece kitabın kendisiyle de tanışmış oldum.


H.G. Wells tarafından yazılmış olan "Zaman Makinesi" (The Time Machine), bilim kurgu edebiyatının yapı taşlarından biri ve zaman yolculuğu temasının popüleşmesinde de oldukça etkili bir eser. Toplumsal soruları ele alan roman, 19. yüzyıl İngiltere’sinde, Londra’da geçer. Romanımızın ana karakteri olan Zaman Yolcusu (Time Traveller), ismi okuyucu ile paylaşılmayan bir mucittir. Zaman Yolcusu, bir grup meslektaşına ve arkadaşlarına, geliştirdiği zaman makinesi ile istediği gibi geleceğe veya geçmişe gidebileceği hakkındaki sunumundan sonra, makinesini test eder ve 802.701 yılına gider.


Bu uzak gelecekte, dünyada yaşayan iki farklı insan türüyle karşılaşır: Eloi ve Morlocklar. Eloi'ler, dünya yüzeyinde yaşayan barışçıl, zayıf ve narin varlıklardır. Günlerini oyun oynayarak ve meyve yiyerek geçirirler. Eloi’lerin sosyal yapıları oldukça basit ve tehditten yoksun gözükse de, bu sakin yaşam tarzlarının altında bir korku yatmaktadır: Morlocklar. Morlocklar ise yeraltında yaşayan güçlü ve endüstriyel bir topluluktur. Geceleri yeryüzüne çıkarak Eloi'leri avlarlar. Yani, bu iki türün arasında garip bir tür av-avcı ilişkisi vardır; Morlocklar Eloi'leri besler çünkü Eloi'ler Morlocklar için bir tür besin kaynağıdır.


"Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zekâ da olmaz."

-H.G. Wells, Zaman Makinesi


Eloi’ler, insanoğlunun aklını kullanarak doğaya boyun eğdirdiği, hayvan ve bitki yaşamının dengesinin insanların gereksinimlerine uygun şekilde düzenlendiği, hastalıklarının kökünün kazıldığı, toplumsal ve ekonomik mücadelelerin var olmadığı bir geleceğin biyolojik ürünleridir. İnsanoğlu, koşullardaki bu değişimlerden ister istemez etkilenmiş ve değişime adapte olmuştur. Ancak, savaşın ve mücadelenin olmadığı yerde insan zekası ve gücü körelmiş, doğanın tam anlamıyla fethedilmesiyle de yeni insanlar narin bedenlere sahip, zeka yoksunu bireylere evrilmiştir. Dolayısıyla, savaş sonrası gelen dinginlikte, insanlığın zekasını, etkinliğini ve gücünü göstermesinin gerek olmadığı şartlarda, insanlık değişen bu koşullara ’zayıflık’ göstererek tepki vermiştir.


Morlocklar, geçmişte tüm hayatlarını yeraltında geçiren alt sınıf işçi toplumunun yüz yıllar içerisinde geçirmiş olduğu biyolojik dönüşümü temsil eder. Roman, ilerlemenin, gelişimin ve teknolojinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dair uyarılarda bulunur ve geleceğin insan sonrası ırklarının muhtemel evrimine yer verir. Ayrıca, Zaman Makinesi, sosyal sınıf ayrımları, teknoloji ve insan doğasının karanlık yanları gibi temalara da ev sahipliği yapar. Örneğin, Eloi’ler ve Morlocklar, Victoria dönemi İngiltere’sindeki sınıf farklılıklarına dair birer öyküsel eleştiridir.




Kısacası, bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Sonrasında isterseniz patlamış mısır eşliğinde filme de bakabilirsiniz. İyi okumalar!!


 




36 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page