top of page

TRANSAKSİYONEL ANALİZ TERAPİSİ VE EVLİLİKTE TÜKENMİŞLİK


Evlilik, aile kurmak için gerekli bir sosyal ilişkidir. Son yıllarda, ‘’aile’’ kurumu içerisinde bazı yapısal ve işlevsel değişiklikler olduğu gözlemlenmektedir. Son istatistikler Batı’da, özellikle de Amerika’da boşanma oranlarının arttığını göstermektedir. Yapılan araştırmaya göre ABD’de her 1000 evlilikten yaklaşık 500'ü, yani evliliklerin yarısı boşanmayla sonuçlanmaktadır. Araştırmalar, zaman içinde çiftler arasındaki sevgi ve ilgiyi azaltan veya ortadan kaldıran, ruh sağlığı sorunlarına, soğuk ve ilgisiz ilişkilerin devam etmesine ve nihayetinde ilişkinin bitmesine neden olan faktörlerden birinin de evlilik tükenmişliği olduğunu göstermektedir.


Evlilik tükenmişliği, beklentiler ve gerçeklik arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan fiziksel, duygusal ve psikolojik tükenmedir. Sevgiyi zayıflatan psikolojik baskıların birikmesi, yorgunluğun giderek artması, hayatın monotonlaşması ve küçük sıkıntıların birikmesi tükenmişliğin görülme sıklığını arttırmaktadır. Evlilikte yaşanan sorunların çoğunun eşlerin yetersiz iletişim becerilerinden kaynaklandığını gösteren genel bir varsayım vardır. Araştırmalar, aile içi çatışmaların ve yapıcı bir etkileşim kurmanın zorluğunun eşlerin anlaşmazlıklarının başlıca nedenleri arasında yer aldığını; ilişki kalitesinin artmasının ve iletişim becerilerinin geliştirilmesinin ise evlilik doyumuna yol açtığını ortaya koymuştur. Jaqarq, iletişim becerileri eğitiminin evlilikteki memnuniyeti artırdığını ve çiftlerin iletişimsel inançlarını geliştirdiğini göstermiştir.


Günümüzde, çiftler arasındaki sorunları çözmeye yönelik Bilişsel davranışçı terapi, Gottman çift terapisi, bağlanma terapisi, psikodinamik çift danışmanlığı gibi terapiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu terapilerin dışında, Transaksiyonel Analiz olarak bilinen gelişim ve değişime yardımcı olan bir terapi çeşidi daha vardır.


Transaksiyonel Analiz

İnsan ilişkilerini geliştirmede etkili uygulamaları olan teorilerden biri de Transaksiyonel Analiz teorisidir. Transaksiyonel analiz modern psikolojinin en somut teorilerinden biridir. 1950'lerin sonunda Eric Berne tarafından kurulan TA terapisi, her insanın ebeveyn, yetişkin ve çocuk olmak üzere üç ego durumuna sahip olduğunu savunur.

Ebeveyn ego durumu: Ebeveynlerden ve ebeveyn figürlerinden kopyalanan davranışlar, düşünceler ve duygular.

Çocuk ego durumu: Davranışlar, düşünceler ve duygular çocukluktan itibaren tekrarlanır.

Yetişkin ego durumu: Davranışlar, düşünceler ve duygular şimdi ve buraya doğrudan verilen yanıtlardır.


Farklı ego durumlarından gelen etkileşimlerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini açıklayan farklı işlem (transaksiyon) türleri vardır.Bunlar:

Tamamlayıcı Transaksiyon- Gönderici ve alıcının ego durumları paralel olduğunda tamamlayıcı transaksiyon (karşılıklı iletişim) gerçekleşir. Yetişkin- yetişkin ego durumu arasında gerçekleştiğinde, saygılı ve çatışmaları azalttığı için en iyi iletişim türü olduğu düşünülmektedir.

Çapraz Transaksiyon- Etkileşimde bulunan iki kişinin ego durumları eşleşmediğinde, göndericinin ego durumu katılımcının istenen veya amaçlanan ego durumuna ulaşmadığında gerçekleşir.

Gizil Transaksiyon- Gizli işlemler daha da karmaşıktır çünkü aynı anda iletilen bir açık mesaj ve bir de gizli mesaj vardır. Özünde, insanların bir şey söyleyip başka bir şey kastetmesidir.


TA terapisinin genel amacı, danışanın yetişkin halini güçlendirmektir. Bu, danışanın ebeveyn veya çocuk ego moduna geçmesine neyin sebep olduğunu anlamak için ustaca sorgulama ve araçlar kullanarak yapılır ve böylece bu anlarda bunun yerine yetişkin durumunda kalmak için kullanılacak yararlı stratejiler ortaya çıkartılır. (Berne, 1958).

Bu terapi çeşidi terapötik ve örgütsel ilişkilerde iletişim, yönetim, kişilik, ilişkiler ve davranış alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Seanslar bire bir danışmanlık şeklinde, ailelerle, çiftlerle veya gruplarla gerçekleştirilebilir. Genellikle kısa ve çözüm odaklı bir yaklaşım olarak tanınsa da, transaksiyonel analiz etkili bir uzun vadeli terapi olarak da uygulanabilir.



Transaksiyonel Analiz ve Evlilikte Tükenmişlik

İlişki analizi temel olarak evlilik ilişkilerinde ve sosyal ilişkilerde kullanılır. Bu durumlarda ilişki analizi faydalı ve tatmin edici öngörüler ve değerlendirmeler sağlayabilir. İlişki analizinde, insanların birbirleriyle olan ilişkilerine daha fazla önem verilmekte ve insanların birbirleriyle sağlıklı, olumlu ve tatmin edici ilişkilere sahip olmaları ve yıkıcı, olumsuz ve aşağılayıcı ilişkileri değiştirmeleri halinde, kendilerinin ve başkalarının zihinsel baskılarını azaltabileceklerine ve hayatlarından daha fazla zevk alabileceklerine inanılmaktadır.


Sakaki ve Hassan (2017), transaksiyonel analiz dayalı psikoterapinin öğrencilerin evlilik tükenmişliği ve hoşgörüsü üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla bir araştırma yapmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, 2015-16 akademik yılında İran’da ki Nişabur İslami Azad Üniversitesi'nde beşeri bilimler alanında öğrenim gören ve evlilik çatışmalarını çözmek için Ağustos-Ekim ayları arasında Üniversite Danışmanlık Ofisi'ne başvuran tüm evli kız öğrenciler oluşturmaktadır. 24 öğrenci, rastgele atanarak deneysel ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmışlardır. Deney grubu transaksiyonel analize dayalı 10 adet yarım saatlik seans-tedavi alırken, kontrol grubu beslenme eğitimi almıştır. Anlamlı bir farklılık olup olmadığını anlamak için katılımcılara test öncesi ve sonrasında Çift Tükenmişliği Ölçümü ve Evlilik Hoşgörü Anketi uygulanmıştır. Sonuçlar, transaksiyonel analize dayalı terapinin evlilik tükenmişliğini azaltmada ve çiftlerin hoşgörüsünü artırmada etkili olduğunu göstermiştir.


Transaksiyonel analize dayalı grup psikoterapisi, bir yandan genel olarak, evlilik doyumunun artması, duygusal tükenme ve ilgisizliğin azalması, çiftlerin ilgisinin artması, eşten ve evlilikten gerçekçi olmayan beklentilerin azalması, gerçeklere uyum sağlama, streslerin ve idealist beklentilerin azalması, yaşamdaki değişimlere uyum sağlama ve beklentileri gerçeklerle eşleştirme, diğer yandan da kişilerin iletişim tarzını değiştirme ve iddialı iletişim tarzı oluşturma ve güçlendirme üzerinde durarak evlilik tükenmişliğini azaltmaktadır.


Transaksiyonel analiz yaklaşımı, çiftlerin hoşgörü düzeyini yükselterek evlilikteki tahammüllerini artırır ve çatışmalarını azaltır. Transaksiyonel analize dayalı grup terapisi, çiftlerin hoşgörüsünde, olumlu duygularında ve yakınlıklarında artışa neden olmaktadır. Ahmadpour tarafından yapılan çalışma, transaksiyonel analizin hoşgörünün artmasına, mutluluk ve psikolojik iyi oluş bileşenlerinin güçlenmesine neden olduğunu göstermiştir. Artan hoşgörü sayesinde bireyler huzur ve rahatlık içinde yaşarlar. Ancak hoşgörüsü düşük olan kişiler duygusal acı ve endişe halini yansıtırlar. Düşük seviyeli depresyon ve yüksek karamsarlık, düşük tahammüllü bireyleri karakterize eder. Yüksek stres seviyelerinde, bilgi işleme azalır, böylece stres olumlu bilgileri azaltır ve durumla başa çıkmak için olumsuz duyguları artırır.


Transaksiyonel analiz yaklaşımının, evlilikte karşılıklı ilişkileri belirleme ve düzenleme teknikleri ve ayrıca yaşam tarzını değiştirmek için sunduğu çözümler aracılığıyla ilişkilerin iyileştirilmesine etki ettiği görülmektedir. Ayrıca bu yaklaşım, insani farkındalık ve anlayış düzeyini geliştirerek ve insanların yaşam tarzını değiştirerek özdenetim ve psikolojik dayanıklılığını artırabilir. Özetle bu araştırma, transaksiyonel analiz terapisinin, boşanma oranını azaltmak veya ailelerin yaşam tarzını değiştirmek, çiftler arasındaki sorunları çözmek için uygun bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceğini göstermektedir.



KAYNAKÇA


-Berne, E. (1958). Transactional analysis: A new and effective method of group therapy. American Journal of Psychotherapy, 12 (4), 735-743.


-Sakaki, S. and Hassan, T. (2017) Effectiveness of Group Therapy Based on Transactional Analysis (TA) in Marital Burnout and Forbearance of Female Students. Open Journal of Me- dical Psychology, 6, 76-85.https://doi.org/10.4236/ojmp.2017.62006

15 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

UYKUSUZLUK

bottom of page